pınar şahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pınar şahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2010 Çarşamba

Ben Böyle Bir Öğretmen Olmayacağım.

Lise ikinci sınıftaydım.Anadolu ticaret lisesine devam etmekteydim.Lisenin en kötü,yaramaz sınıflarında birindeydim.Okulun son dönemleriydi.Bu nedenle sınıfta birbirimizi iyi tanıyorduk. Sorunlarımızı birbirimizle paylaşıyorduk.Elbette herkesin kendine göre problemleri vardı.Bu problemler davranışlarımıza olumlu yada olumsuz yansıyordu.Kimi içine kapanık kimi ise aşırı yaramazdı.

O zamanlar yaşadığım bir olay beni çok etkilemişti.Sınıfımızda Serkan isimli bir arkadaşımız vardı.Oldukça yaramazdı.Çok küçük yaşta anne ve babasını kaybetmişti,abisi ile yaşıyordu.Sanırım bu bir insanın başına gelebilecek en kötü olaydı.Ona acımıyordum ama yaşadığı olay haksızlık gibi geliyordu.

Okulumuzda Orhan isminde bir matematik öğretmeni vardı.Herkesin korktuğu bir öğretmendi ama kimsenin ondan saygıyla bahsettiğini duymadım.Çünkü otoriteyi öğremcilere hakaret ederek,onları döverek sağlıyordu.

Bir gün derse girdi ve Serkanı tahtaya kaldırdı.Yoklamayı yaptı,defteri imzaladı Serkan tahtada büyük bir korkuyla bekliyordu.Öğretmen sandalyeden kalktı,Serkanın yanına geldi,üzerini aramaya başladı.Sonunda aradığını bulmuştu;Serkanın cebinden bir paket sigara çıktı.

Serkan büyük bir korkuyla öğretmenin yüzüne baktı,bizde oda bu olayın sonucunu görmek istemiyorduk.Orhan öğertmen o büyük ve şişkin elleriyle Serkanı dövmeye başladı.Serkan'ın yürüyecek hali bile kalmadı ve sonunda sınıftan attı.Bu onun için en iyisi oldu.Tüm sınıf çok korktu ve etkilendi.Serkanın ne büyük bir öfke ve isyan yaşadığını düşünemiyorum bile.

Bu olay beni çok etkilemişti.Öğretmenin anlayışsızlığı ve ilkel tavrı karşısında değerlerim sarsıldı.Öğretmen Serkan'ı sınıfta değilde sınıf dışında uyarabilirdi.Öğretmen yeri geldiğinde anne,baba,abi,arkadaş değil miydi?

Belkide Serkan'ın bunu ona söyleyecek bir babaya,baba şefkatine ihtiyacı vardı.Öğretmenin buna cesareti olmayacak ki sadece kendi egolarını tatmin etmek ,otoritesini ispatlamak adına Serkan'ı küçük düşürdü.Anlayış ve sorgulamadan yoksun insanların dayak atarak ve insanların psikolojisini bozarak yeni nesiller ve yurttaş yetiştiriyor olmaları her açıdan çok kötü.Şunu iyi biliyorumki ben böyle bir öğretmen olmayacağım.

Lisans öğrenimimin 4. sınıfında bir tez çalismasi yapmam gerekiyordu.Uygulamali bir araştırma seçtim.Örneklem grubu olarak ortaögretimde görev yapan ögretmenleri seçtik.Anket sorularını hazırladıktan sonra bana, okullara gidip öğretmenlerle görüşmek , çalışmamla ilgili onların görüslerini almak ve anket formundaki sorulari cevaplamalarını sağlamak kalmıştı.

Bu çalismayla ilgili bir çok okula gittim.Bazı okullarda çok saygıyla ve gönüllü olduklarını belirten tavırlarla karşılaştım.Ancak bazı okullarda öğretmen ve idarecilerin böyle çalışmalara sıcak bakmadıklarını ve tavırlarını da açıkça ortaya koyduklarını gördüm.

2. yarıyılın ikinci haftasıydı.Ben pazartesi günümün saat 16:00'a kadar olan kısmını okullara gidip öğretmenlerle görüşmeye ayırmıştım.Sabahleyin önceden belirlediğim okulun yolunu tuttum.Her gittiğim okulda yaptigim gibi müdürle görüşüp onayını aldıktan sonra öğretmenler odasına gidip bir koltuga oturdum.Ders saati olduğu için öğretmenlerin çoğu derstteydi. Yalnızca bir kaç öğretmen öğretmenler odasindaydı..Orada bulunan öğretmenlerle görüştüm,kendimi ve yaptığım çalışmayı tanıtarak anket formunu doldurmalarını rica ettim.

İlk görüştüğüm öğretmen yorgun olduğunu ve böyle şeylerle uğraşmaktan hoşlanmadığını, çokta gerekli bulmadığını söylerek ricamı reddetti.İlk görüştüğüm öğretmenden böyle bir cevabı duyduktan sonra günümün iyi geçmeyecegini böyle cevaplarla sık karşılaşacağımı düşündüm.

Teneffüs zili çaldı.Öğretmenlerin çoğu öğretmenler odasına geldiler.Görüşebildiğim kadar öğretmenle görüşmeye çalıştım.Bazı öğretmenler anket formlarını alıp snıfta dolduracaklarını söylediler.Diğer teneffüs bunlari alacaktım.Tekrar ders zili çaldi ve öğretmenler sınıflarına gittiler. Öğretmenlerin çoğu yorgun görünüyordu.Özellikle büyük okullarda ögretmenlerin "Ders bitse de gitsem" kaygisi içinde olduklarını gördüm.Ya da ben öyle hissettim.

Masada oturan ve önündeki kagitlari dikkatle inceleyen 45 yaşlarında sert görünümlü bir öğretmen dikkatimi çekti.Onunla görüşmem gerektiğini düşünerek yanina gittim."Merhaba hocam oturabilir miyim?" diyerek izin istedim."Otur bakalım " dedi.Sert görünümüne aldanarak çekingen bir sekilde yanina oturdum.

Kendimi ve yaptığım çalışmayı tanitmaya başladım ki beni susturdu ve "Dur bakalim önce bir çay içelim "diyerek iki çay söyledi.Önündeki kağıtlar dikkatimi çekti.Okul açılalı bir hafta olmuştu, yazılı yoklama olamazdı.Ancak ben yine de merak ettigim seyi öğrenmek için "Hocam
yazılı sınav mi yaptınız?" dedim."Hayır"diyerek cevap verdi.

Ben açiklama yapmasını ve merakımı gidermesini beklerken sustu,gelen çayını içmeye ve verdiğim anket formunu incelemeye başladı."Anlat bakalım, sana nasıl yardımcı olabilirim?" dedi.Ben kendimi bir kez daha tanıtarak yapmış olduğum çalışmayla ilgili bilgi verdim ve görüşlerini almak istediğimi söyledim.Anket formundaki sorulari cevaplamaya basladi.

Benim önündeki kagıtlara gözümün takıldığını görünce anket formunu bırakti ve "Sen de bir gün öğretmen olacaksın ve şimdi merakla izlediğin herşeyi sen de yapacaksın,yapman gerekiyor. Birçok öğretmenin dogrulugunu bilipte yapmadığı şey ; ögrencileri tanımak,onları anlamaya çalışmaktır.Bunlar öğrencilerin kendi hayatlarını anlattıkları daha doğrusu anlatmaya çalıştıkları küçük hikayeler.

Ben dersine girdiğim her sınıftakı öğrencileri bu şekilde de olsa tanımaya çalışıyorum.Bunu bir de dönem ortasına doğru yapıyorum.Samimiyetime inandiklari zaman isler daha da kolaylasiyor.
Her ögrenci kendi kafasinda ayri bir dünyada yasar.Onlari etkileyen çok sey vardir. Onlarin dünyasinda hersey farkli isler.Bizlerin bunlari kavramaya çalismasi gerekmektedir.Herseyden önce her ögrencinin farkli oldugunu bilmek gerekir." dedi.

Edebiyat ögretmeniydi.Daha birçok konuda konustuk.Sadece söyleyen, söylediklerini kendisi uygulamayan bir ögretmen degil ,her söyledigini yapmis olan bir ögretmenle konusuyor olmak beni çok sevindirdi.Çok sayida ögretmenle görüsmüstüm ancak hiçbiri konustugum edebiyat ögretmeni kadar ögrencilerini tanima ,onlarla iyi iletisim kurma çabasi içerisinde degildi.

Ben bu düsüncelerle okuldan ayrilirken bir soru sormayi unutmustum. Bu kadar sohbet ettigim ve fikirlerinden faydalandigim,kendisinden çok etkilendigim edebiyat ögretmeninin adini sormayi unutmustum.

( * ) Pınar ŞAHİN

Kaynak: KAYNAK: http://web.inonu.edu.tr/~ikram/Siniftaunutamadim